|


Yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen
fosil sıralamalarının en başında, atın sözde evrimine ait
olduğu öne sürülen hayali bir sıralama gelmekteydi. Oysa bugün
pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun iflas ettiğini açıkça
kabul eder.
Peki "atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir? Bu senaryo,
Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da değişik
zamanlarda yaşamış, farklı tür canlılara ait fosillerin, evrimcilerin
hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle
oluşturulan düzmece şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların
öne sürdükleri 20'den fazla değişik atın evrimi şeması vardır.
Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında
evrimciler arasında da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki
tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen devri'nde yaşamış
Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir canlının atın
ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl
önce yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika'da
yaşayan ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax
isimli hayvanın aynısıdır.
Atın evrimi iddiasının tutarsızlığı, her geçen gün ortaya
çıkan yeni fosil bulgularıyla daha açık olarak anlaşılmaktadır.
Eohippus ile aynı katmanda, günümüzde yaşayan at cinslerinin
de (Equus Nevadensis ve Equus Occidentalis) fosillerinin bulunduğu
tespit edilmiştir. Bu, modern at ile onun sözde atasının aynı
zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi diye bir
sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının da en açık kanıtıdır.
Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin
katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının
ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger,
atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir dayanağı
olmadığını ve atın kademeli evrimleşmesi gibi bir sürecin
hiç yaşanmadığını şöyle anlatmıştır:
Yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış dört
tırnaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan bugünün daha büyük
tek tırnaklı atına bir dizi kademeli değişim olduğunu öne
süren ünlü atın evrimi örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır
bilinmektedir. Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri
bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta,
sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir.243
Diğer bazı ünlü evrimciler de bu gerçeği kabul eden önemli
itiraflarda bulunmuşlardır:
Gordon R. Taylor:
Ama Darwinizm'in belki de en ciddi zaafiyeti,
paleontologların, büyük evrimsel değişiklikleri gösterecek
olan akrabalık ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya
koyamamalarıdır... At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş
olan yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur ki, Eohippus'tan
Equus'a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Bu sıralamanın,
giderek artan bir vücut büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir,
ama aslında sıralamanın ileriki aşamalarına konan canlıların
bazıları (sıralamanın en başında yer alan) Eohippus'tan daha
büyük değil, daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen türlerin
biraraya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip olan bir
sıralamada art arda dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten
bu sıralama içinde birbirlerine izlediklerini gösteren hiçbir
kanıt yoktur.244
Dr. Colin Patterson (Ünlü evrimci paleontolog,
İngiliz Doğa Tarihi Müzesi Yöneticilerinden):
Hayatın doğası hakkında her biri birbirinden
hayali bir sürü kötü hikaye vardır. Bunun en iyi örneği ise,
belki elli yıl önce hazırlanmış olan ve hala (İngiliz Doğa
Tarihi Müzesi'nde) alt katta duran atın evrimi sergisidir.
Atın evrimi, birbirini izleyen yüzlerce bilimsel kaynak tarafından
büyük bir gerçek gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları
ortaya atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon
olduklarını düşünüyorum.245
Prof. N. Heribert Nilsson (Ünlü evrimci botanikçi):
Atın soy ağacı sadece okuma kitaplarındayken
güzel ve renklidir. Oysa bu soy ağacının yapımı, eşit olmayan
bölümlerin biraraya konarak yapılmış olması nedeniyle oldukça
sunidir.246
Stephen Jay Gould:
|

Ali Demirsoy
|
Prothero ve Shubin şöyle yorumlarlar:
Bu, geniş bir alanda efsane haline gelen at serisi hikayesine
terstir. Buna göre at aşama aşama evrimleşmiş bir türdür.
Halbuki atların tarihi incelendiğinde son halleriyle milyonlarca
yıldan beri mevcut oldukları görülür. Aslında at serisi türler
arası evrimsel geçiş için önemli bir sorun teşkil etmektedir.247
G. G. Simpson:
Okullarda, ders kitaplarında ve müzelerdeki
at serileri resimleri oldukça basite indirgenmiştir ve yanıltıcıdır.
Atın evriminin çok düzgün görünmesine neden olmuştur. Ancak
gerçekte teoriyle ilgili önemli problemler ve evrimcilerin
arasında bile anlaşmazlıklar vardır.248
Prof. Dr. Ali Demirsoy:
Hiçbir yerde beş parmaklı atadan ön ayağında
dört arka ayağında üç parmak bulunan Hyracotherium (Eohippus)'a
geçişi gösteren ara formlar bulunamamıştır.249
243. Boyce Rensberger, Houston
Chronicle, 5 Kasım 1980, blm. 4, s. 15 
244. Gordon Rattray Taylor, The Great Evolution
Mystery, Abacus, Sphere Books, London, 1984, s. 230 
245. Colin Patterson, Harper's, Şubat 1984,
s.60 
246. Synthetische Artbildung, Verlag CWE
Gleerup Press (Steve Birks, Creation/Evolution: Origin of
The Species, 
247. Stephen Jay Gould-Niles Eldredge, "Punctuated
Equilibrium Comes of Age," Nature, Vol. 336 (18 Kasım 1993),
s.226 
248. G.G. Simpson, Tempo and Mode in Evolution,
Columbia Univ. Press, New York, 1944, s.30 
249. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara:
Meteksan Yayınları, 1984, s.37 
 
Bu
site Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.
|