|


Yirminci yüzyılın başlarına
dek hakim olan görüş, evrenin sonsuz boyutlara sahip olduğu,
sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da var olacağı
şeklindeydi. "Statik Evren Modeli" (Sabit Durum Teorisi)
adı verilen bu anlayışa göre, evren için herhangi bir başlangıç
veya son söz konusu değildi.
Materyalist felsefenin de
temelini oluşturan bu görüş, evreni sabit, durağan ve değişmez
bir maddeler bütünü olarak kabul ederken bir Yaratıcının
varlığını da reddediyordu.
21. yüzyılın eşiğinde olduğumuz
şu dönemde, evrenin bir başlangıcı olduğu, yok iken bir
anda büyük bir patlamayla (Big Bang) yaratıldığı modern
fizik tarafından pek çok deney, gözlem ve hesapla ispatlanmış
durumdadır.
Ayrıca, evrenin, materyalistlerin
iddia ettikleri gibi sabit ve durağan olmadığı, tam tersine
sürekli bir hareket ve değişim içinde olduğu, genişlediği
saptanmıştır. Bugün bu gerçekler bilim dünyası tarafından
kabul edilmektedir.
Hoimar Von Ditfurth:
Başka bir deyişle, bilim
adamları bu konuda, evrenin bir başlangıcı olduğu düşüncesini
akla getiren olgulara rastlamışlardır.
Bu düşünce
bilim adamlarından çoğuna öylesine devrimci, başka deyişle
bilimsellikten uzak, birçok bilim adamının pek sevdiği bir
deyişle tuhaf görünmüştür ki, bu eski mitosları ve dinlerdeki
dünyanın sonu görüşlerini anımsatacak çarpıcı sonuçtan kaçınabilmek
için ortaya bir sürü kuram ve görüş atılmıştır. Yer yer
çok karmaşık bu kuramlara ve evren modellerine burada yer
verecek değiliz. Çünkü başta değindiğimiz iki Amerikalı
Penzias ve Wilson'un buluşlarının, bu soruya nihai bir yanıt
getirmiş olduğunu düşünmekteyiz: Evrenin gerçekten de bir
başlangıcı vardır.406
Anthony Flew (Ünlü ateist
felsefeci):
İtiraflarda
bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de
bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından
oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından
savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı
olduğu iddiasını. Sadece evrenin bir sonunun ve başlangıcının
olmadığını kabul ettiğimiz sürece, evrenin şu anki varlığının
mutlak bir açıklama olduğunu savunabiliriz. Ben hala bu
açıklamaya inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın
pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.407
Dennis Sciama (Fred
Hoyle ile birlikte uzun yıllar sabit durum teorisini savunan
bilim adamı):
|

Dennis Sciama
|
Sabit
durum teorisini savunanlarla onu test eden ve bence onu
çürütmeyi uman gözlemciler arasında, bir dönem çok sert
çekişme vardı. Bu dönem içinde ben de bir rol üstlenmiştim.
Çünkü gerçekliğine inandığım için değil, gerçek olmasını
istediğim için 'sabit durum' teorisini savunuyordum. Teorinin
geçersizliğini savunan kanıtlar ortaya çıkmaya başladıkça
Fred Hoyle bu kanıtları karşılamada lider rol üstlenmişti.
Ben de yanında yer almış, bu düşmanca kanıtlara nasıl cevap
verilebileceği konusunda fikir yürütüyordum. Ama kanıtlar
biriktikçe artık oyunun bittiği ve sabit durum teorisinin
bir kenara bırakılması gerçeği ortaya çıkıyordu.408
Stephen W. Hawking:
Neden
evren zamanın bir ucunda, geçmiş diye adlandırdığımız bir
ucunda yüksek bir düzen durumu içinde olmalıdır? Neden bütün
zamanlar boyunca tamamen bir düzensizlik içinde değildir?
Düzensizlik içinde olması çok daha mümkün görülebilir. Ve
neden düzensizliğin arttığı zamanın yönü neden evrenin genişleme
yönü ile aynıdır? Bir muhtemel görüş Yaratıcının evrenin
genişleme evresi için başlangıcında yumuşak ve düzenli bir
durum seçmiş olmasıdır. Neden böyle olduğunu anlamaya çalışmamalıyız
veya nedenlerini sormamalıyız, çünkü evren Yaratıcının yaratması
ile başlamıştır. Aslında evrenin bütün tarihinin Yaratıcı
tarafından yaratıldığı söylenebilir. Görülmektedir ki, evren
çok düzenli, belirlenmiş kanunlara göre gelişmektedir.409
Don Page:
Şu ana
kadar bilinen hiçbir mekanizma evrenin tesadüfi bir olayla
başlamasına ve şu anki yüksek düzeyine gelmesine izin vermez.410
Prof. Dr. Ali Demirsoy:
Ama bugün
sonsuz zamanın ve sonsuz mekanın hala Allah'a ait olduğunu,
evrenin sonlu ve zamanlı olduğunu, Bruno'ya ters de olsa
artık biliyoruz.411
Hoimar Von Ditfurth:
Bu noktadan
önce ve onun başlangıcında neyin bulunduğunu bilmemiz olanaksız.
Bu alan bilime kapalı. Niçin bir başlangıç olmuş olduğu
sorusu da, yanıtı verilemez bir soru. Ayrıca bu başlangıç
maddesinin ilk yapısının nereden kaynaklandığı, nasıl bir
özellik gösterdiği, hidrojen dediğimiz bu ilk maddenin neyin
ürünü olduğu türünden sorular da, bu sırlar alanının içinde
kalmaktadır.412
Leonard Huxley:
Yaratılış
kavramı oldukça akla uygundur. Buna inanmakta hiçbir zorluk
görmemekteyim. Daha önceki dönemde, bu evren var değildi
ve bu görünümüne önceden var olan bir varlığın iradesi sonucunda
ulaştı.413
Prof. Fred Hoyle:
Big Bang
teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını
kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır
ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde
bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle
birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.414
|

Materyalistler evrenin sonsuzdan
beri geldiğini, yani yaratılmadığını ve evrende hiçbir
tasarım, plan, amaç olmadığını, herşeyin tesadüf ürünü
olduğunu iddia ederler. Bu iddiaların tümü 20. yüzyıldaki
bilimsel bulgular tarafından yıkılmıştır. 1920'li
yıllardan itibaren evrenin yapısı hakkında elde edilen
bilgiler, evrenin belirli bir zaman önce bir "Büyük
Patlama" (Big Bang) ile yoktan var hale geldiğini
ispatlamıştır. Yani evren sonsuz değildir, evreni
Allah yoktan yaratmıştır. Ayrıca bilimsel bulgular
evrendeki tüm fiziksel dengelerin insan yaşamı için
çok hassas bir biçimde ayarlandığını da ortaya koymaktadır.
|
406. Hoimar Von Ditfurth,
Dinozorların Sessiz Gecesi 1, Alan Yayıncılık, Kasım 1996,
İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.56 
407. Henry Margenau, Roy Abraham Vargesse,
Cosmos, Bios, Theos, La Salle II: Open Court Publishing, 1992,
s.241 
408. Stephan Hawking, Evreni Kucaklayan
Karınca, Alkım Kitapçılık ve Yayıncılık, 1993, s.62-63 
409. Stephen W. Hawking, "The Direction
of Time", New Scientist, vol. 115, 9 Temmuz 1987, s.47 
410. Don Page, "Inflation does not explain
time assymetry", Nature, cilt 304 (3 Temmuz 1983), s.40 
411. Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve
Evrim, Meteksan Yayıncılık, Ankara, 1995, Yedinci Baskı, s.21

412. Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz
Gecesi 3, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel
Atayman, s.7 
413. Leonard Huxley, Life and Letters of
Thomas Henry Huxley, MacMillan, 1938, Vol.1 s.241 
414. Fred Hoyle, The Intelligent Universe,
London, 1984, s. 184-185
 
Bu
site Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.
|